Hastaneye Gitme Hakkı (Bağkur Borçları Nedeniyle) Kuryelerin Elinden Alındı

Hastaneye Gitme Hakkı (Bağkur Borçları Nedeniyle) Kuryelerin Elinden Alındı

Sabah dağıtıma çıktığımda, her ne kadar kendimi korumak adına sıkı giyinsemde üstümde ki montun fermuarları arasından içeri sızıp göğsüme doğru vuran rüzgar vücudumda ki üşümeyi artırırken yüzümdeki ifadeye bir ek yük daha bindi "Hasta olmamalıyım!" sağlık hakkımı bugün kullanamayacak olmamın ağırlığı. Son zamanlarda ki virüs yaygınlığından bende nasibimi alarak hasta oldum ve 4 gün boyunca işe gidemedim çünkü gidecek gücü kendimde bulamadım. Sağlık güvencemin olmayışı, Bağ-Kur borcumun oluşu beni hastaneye gidip tedavi görmekten alı koydu, özel hastaneye zaten gidemezdim çünkü omuzlarımda ki yüklerin harcaması (kira,fatura,mutfak,bebek bezi vb) kendi sağlığıma para harcamamın önüne geçmişti. Biliyorum yalnız değilim çünkü benim gibi binlerce motorlu kurye, GSS/BAĞ-KUR prim borcu ödeyemediği için artık devlet hastanesinde muayene olamıyor, reçeteli ilaçlarını dahi alamıyor. 


Ben, akşam eve dönerken geçen gün kazandığım parayla karnımı doyurup ertesi gün yine yollara çıkmaya çalışıyorum ama sağlık mı? Onu zaten düşünemiyorum. Çünkü devlet sistemine bir gün borçlu oldum mu artık sağlık hizmeti erişimim yok. Ne muayene, ne ilaç, ne acil durum… Kapılar yüzüme kapanıyor. 


Eşim hasta olsa,(ki oldu!) çocuğum ateşlense(ki ateşlendi!), belki kendim bir kaza geçirsem "önce borcunu öde" diyor devlet. Hangi vicdan bu sözleri yazdıysa benim gibi milyonların hayatını bilmiyor, yaşamın ne demek olduğunu hiç düşünmemiş demektir. Takvim değişti ama bizim hayatımızda değişen şeylerden biri şu oldu; Devlet hastanesinin kapısı yüzümüze kapandı...


Ben motorlu kuryeyim yağmurda, ayazda, trafikte, ölümle burun buruna ekmek kazananlardanım.


Ne masa başım var, ne garanti maaşım, ne de “yarın” güvencem ama bu ülkenin yollarında döktüğüm terle bir hakkım olduğunu sanıyordum sağlık. Yanılmışım... Çünkü BAĞ-KUR prim borcum var. Ödeyemedim, ödeyemedim çünkü kazandığım para yaşamaya yetiyor, borç kapatmaya değil ve devlet bana şunu söylüyor “Önce borcunu öde, sonra hastalan.”


Sağlık Borçla mı Satın Alınır?


Motorlu kurye olmak demek, sabit gelir olmadan ayakta kalmaya çalışmak demek. Her viraj risk, her trafik ışığı bir hesap… Gelir zaten belirsiz, giderler artıyor; GSS primimi bile düzenli ödeyemiyorum bazen. Buna rağmen:


- Devlet hastanesinin kapısından içeri adım atamıyorum,

- Eczaneden ilacı sigortalı olarak alamıyorum,

- Ailem de bu haklardan mahrum bırakılıyor.


Bu ne perhiz, ne lahana turşusu! Yazılı olan “sosyal devlet” söylemi, bu mu Anayasa’da yazan “sağlık hakkı”? pratikte bir borç tahsil mekanizmasına dönüştü. Sağlık hizmeti artık bir hak değil, borcu olmayanın alabileceği bir lüks hâline geldi.

Ben suçlu muyum?


Kazanmadan borçla yaşıyorum diye mi suçluyum?


Bu ülkenin yollarında sağlığımı yitirmeye mecbur muyum?

Bu sistem öyle bir hal aldı ki, prim borcunuz olduğu zaman devlet hastanesinin kapısında “Prim borcunuz var, geçemezsiniz” diyorlar. Bir insanı bu kadar çaresiz bırakmak sosyal devlet ilkesiyle nasıl bağdaştırılır? 


Bu kararı alanlar hiç motorlu kurye oldu mu? Ay sonunda kirayı mı ödeyeyim, prim mi yatırayım diye hesap yaptı mı? Bir kazada dizini kırıp “hastaneye gidemem” korkusu yaşadı mı? Hayır... Ama biz yaşıyoruz, her gün, her kilometrede. Biz bu ülkenin görünmeyen işçisiyiz. Pandemide alkışlandık, şimdi yok sayılıyoruz, sistemin gözünde biz sadece borçluyuz, insan değil.


Bu sadece benim hikâyem değil, yaklaşık 10 milyon insan GSS ve BAĞ-KUR borcu yüzünden sağlık hizmeti alamıyor.

Bu rakam bir istatistik değil, bu rakam:

- Hastaneye gidemeyen annedir

- İlacını alamayan babadır

- Ateşler içinde kalan çocuktur

Ve devlet bu tabloya bakıp sessiz kalıyorsa, burada büyük bir vicdan çöküşü vardır.



Bu Açık Bir Politik Tercihtir


Kimse bize masal anlatmasın.

Bu bir “unutulma” değil.

Bu bir “bütçe hatası” değil.

Bu bilinçli bir tercihtir.

Devlet diyor ki: “Paran yoksa, sağlığın da yok.” Bu cümle kurulduğu anda sosyal devlet biter.

Gerisi sadece tabeladır. Ben vergi ödüyorum. Ben bu ülkenin yollarında canımı riske atıyorum. Ben çalışıyorum ama karşılığında hastane kapısında durduruluyorum.

Şunu net söylüyorum sağlık bir ayrıcalık değildir, sağlık bir lütuf değildir, sağlık yaşam hakkıdır ve yaşam hakkı, borç listelerine bakılarak askıya alınamaz. Bu düzenleme derhâl geri çekilmelidir. Aksi hâlde bu ülkede sorun sadece ekonomi değil, insanlık sorunudur.


Çok boş muhabbet yapmissin. Birinicisi acilden sgkya bakilmaksiniz giris yapabilirsin. 2.si bagkur borcu olanlar devlet hastanesinde 40 tl katki payi odeyip muayene olabilir. 3 su abartma yasayacak kadar kazanmiyoruz. Sen 10k yi her ay cebe insireyim deyip borc yapmissin aglama burada

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir